İki büyük sorunsalla karşınızdayım. ilki dişim! offff. bundan 4 sene önce, ağrımayan sesi çıkmayan bi dişim vardı dolgusu düşmüştü, arkadaşımı dişçiye götürürken e bende gideyim bari diyerek devlet hastanesine gitmiştim ve çok sevgili dişçi güç bela çekmişti dişimi. sonra hatta insanlar kızmıştı neden çektirdin dişini diye. ne bileyim ben çekelimde mişti çektirmiştim dişçiden iyi mi bilcem. aradan 4 sene geçti. çekilmiş dişimin içinde bildiğin kök gibi bişi oluştu. ilk etapta korktum falan ama sonra sorumsuz bi insan olarak 'ehi ehi yerine diş geliyor ne güzel' diyerek boşverdim. ta ki bu güne kadar. iltihap oluşturdu ve minicik de olsa dişimin yanında şilik. en kötüsü ağrıyo! içinde parça mı unuttu dicem ama 4 sene sonra ortaya çıkmaz heralde. O kökümsü şey ne? E dişçiye gitsene diceksiniz ama korkuyorum :/ böyle de salağım. Şu an o kadar çok ağrıyo ki ağlıycam :(
gelelim ikinci sorunuma. diş ağrıma çok zıt bi istek olarak canımın istediği bi tatlı var. seneler seneler önce ben daha okula bile gitmezken o kadar küçükken (yok lan anaokulundaymışım hesap ettim) bi komşumuz vardı. bi tatlı yapmıştı. o kadar güzeeeeldi ki muhallebi gibi ama değil. puding gibi ama değil. böyle pudingten daha az yoğun bişi. (anlatışıma gel) canım nasıl o tatlıdan istiyo. tadını hatırlıyorum ama ne olduğunu kimseye anlatamıyorum. googledan aradım taradım, bişiler buldum.
bak hatta linki de şu;
http://lezzetler.com/tarif-26993.html
yani ben böyle tahmin ediyorum. çünkü üç renkli bişidi. tam buna denk gibi bişidi. ama o çilekli falandı sanırım. ay neyse anlattıkça canım istiyo.
ben bu tarifi yapıcam deniycem ama jelatin denilen şey nedir nerde satılır bilmiyorum. bilen varsa yardıma koşuversin lütfeeeeen.
hepinizi öperim ve de dişime ağlanıp sızlanmaya devam ederim...
4 Aralık 2012 Salı
2 Aralık 2012 Pazar
bir yerlerden başlasam iyi olcak
Ben yazmak istediğim bi dünya şey var dedim ama şu an acaba neyi kastetmişim diye düşünmeden edemiyorum :)
Şimdi düşünüyorum mesela, geçen seneden bu güne hayatımda neler neler değişti. Arkadaşlarım bile değişti. O derece. Bazı insanları fiilen bazılarını ise kafamda sildim gitti. Artık elimden geldiğince bana zarar veren ilişkilerden uzak durmaya çalışıyorum.
Yaz tatilinde mesela, 1 hafta gibi bi süreyi amcalar halalar şeklinde geçirdik. Ailemde bile silmem gereken tipler varmış farkettim ve sildim gitti. Yok sayıyorum artık hepsini. Yoklukları varlıklarından daha çok huzur veriyo yani.
Arkadaşlarım için de öyle. Eğer beni üzen bir konu hakkında acımasızca dalga geçen insanlarsa bahsettiklerim, demek ki aslında en iyi arkadaşlarım falan da değillermiş.
Neler saçmaladığımı merak ediyor olabilirsiniz. Yine ufacık olaylar çok eski mevzulara götürdü beni ama sonra "oh be" dedim, doğru karar vermişim hayatımdan çıkartmakla.
Ama sonuç olarak ne olursa olsun bi başımızayız şu hayatta, hepimiz özümüzde yalnızız.
Şimdi düşünüyorum mesela, geçen seneden bu güne hayatımda neler neler değişti. Arkadaşlarım bile değişti. O derece. Bazı insanları fiilen bazılarını ise kafamda sildim gitti. Artık elimden geldiğince bana zarar veren ilişkilerden uzak durmaya çalışıyorum.
Yaz tatilinde mesela, 1 hafta gibi bi süreyi amcalar halalar şeklinde geçirdik. Ailemde bile silmem gereken tipler varmış farkettim ve sildim gitti. Yok sayıyorum artık hepsini. Yoklukları varlıklarından daha çok huzur veriyo yani.
Arkadaşlarım için de öyle. Eğer beni üzen bir konu hakkında acımasızca dalga geçen insanlarsa bahsettiklerim, demek ki aslında en iyi arkadaşlarım falan da değillermiş.
Neler saçmaladığımı merak ediyor olabilirsiniz. Yine ufacık olaylar çok eski mevzulara götürdü beni ama sonra "oh be" dedim, doğru karar vermişim hayatımdan çıkartmakla.
Ama sonuç olarak ne olursa olsun bi başımızayız şu hayatta, hepimiz özümüzde yalnızız.
28 Kasım 2012 Çarşamba
ben döndüm yaşasın mı?
Nerden aklıma geldi bu blogu açmak bilmiyorum ama ne kadaaaaar uzun zaman olmuş. hala okuyan birileri kalmış mıdır bilmiyorum ama yazmak istedim. ben olsam beni merak ederdim çünkü :P
evlendim ben! evet sevgilim ellerinde çiçeklerle döndü dizleri üzerine çöktü ve benden af diledi beni çok sevdiğini söyledi sonrası bildik tantana, evlenme teklifi, söz, nişan, düğü, balayı vs vs vs. her şey o kadar hızlı gelişti ki 3 ay içinde evli bir kadına dönüştüm. hayat işte insana neler sunacağı belli olmuyor. hatta şu an hamile olma ihtimalim bile var ki inşallah öyleyimdir dualarınızı bekliyorum bu konuda. bir çocuğu çok istiyorum çünkü. çok güzel bir evim var ilerleyen yazılarımda fotoğraflarını paylaşmak isterim. küçük ama şirin. eksiklerimizi adım adım tamamladığımız. evimin hanımı oldum anlayacağınız. yemek yapmalar pasta börek. hatta inanmayacaksanız ama güne bile girdim. liste sonundayım ama olsun.
hayat çok garip işte. haziranda neler yazmışım şimdi neler yazıyorum. blog yazmayı özlemişim buraya yazmak insana iyi hissettiriyor aslında. artık her gün yazmaya çalışıcam. ve hepinizi okumaya tam gaz devam. ne de olsa evdeyim yapcak işim yok.
nihahahaha. hepsi şaka! çok kötüyüm evet. saralım başa o zaman.
evlenmedim tabiki de. ben evlilikten korkan bi insana dönüştüm geçtiğimiz sürede. sorumluluk almaktan mı korkuyorum nedir.
sevgilimle barıştığımız konusu doğru ama. son iki günü saymazsak çok daha sağlıklı bi ilişkimiz olduğunu söyleyebilirim. evlenmemize de hala çok var. çünkü bireysel olarak hala bişeyleri başaramadık. iş kariyer vs gibi. ve evlenmek için bunlar lazım tabiki. (chuck ve blair çifti gibi hissettim kendimi şu cümlelerden sonra)
okulum bilinmez bi lanetle ilerlerken bu ocak ayında ondan tamamen kurtulmuş olucam. ve çok garip ki ocak ayında yüksek lisansa başvuruyorum. tek sorunum dil problemi. dilerim dil sınavından geçerim. bana dua edin. hatta önerilerde bulunun bilen varsa. kitap mesela.
öte yandan kpssye hazırlanıyorum. ve şaşırtıcı olan bu sefer gerçekten hazırlanıyorum. hayatımın hiçbir döneminde bu kadar istikrarlı ders çalışmamıştım. tüm planlarıma uyuyorum. uykusuz kalmak pahasına da olsa işlerimi bitirmeden gün bitirmiyorum falan.
çocuk gelişimine gidiyorum bi yandan. anladım ki ben tek işle yetiniyorum hayatım bi koşturmaca içinde olmalı ki yaşadığımı hissedeyim.
ay anlatmak istediğim bi dünya mesele var. o kadar çok ki. neresinden başlasam bilemiyorum. o zaman toparlayıp öyle yazayım.
burayı gerçekten özlemişim yahu. hadi bana "iyiki döndün" diyin de kendimi daha süper hissedeyim :)
evlendim ben! evet sevgilim ellerinde çiçeklerle döndü dizleri üzerine çöktü ve benden af diledi beni çok sevdiğini söyledi sonrası bildik tantana, evlenme teklifi, söz, nişan, düğü, balayı vs vs vs. her şey o kadar hızlı gelişti ki 3 ay içinde evli bir kadına dönüştüm. hayat işte insana neler sunacağı belli olmuyor. hatta şu an hamile olma ihtimalim bile var ki inşallah öyleyimdir dualarınızı bekliyorum bu konuda. bir çocuğu çok istiyorum çünkü. çok güzel bir evim var ilerleyen yazılarımda fotoğraflarını paylaşmak isterim. küçük ama şirin. eksiklerimizi adım adım tamamladığımız. evimin hanımı oldum anlayacağınız. yemek yapmalar pasta börek. hatta inanmayacaksanız ama güne bile girdim. liste sonundayım ama olsun.
hayat çok garip işte. haziranda neler yazmışım şimdi neler yazıyorum. blog yazmayı özlemişim buraya yazmak insana iyi hissettiriyor aslında. artık her gün yazmaya çalışıcam. ve hepinizi okumaya tam gaz devam. ne de olsa evdeyim yapcak işim yok.
nihahahaha. hepsi şaka! çok kötüyüm evet. saralım başa o zaman.
evlenmedim tabiki de. ben evlilikten korkan bi insana dönüştüm geçtiğimiz sürede. sorumluluk almaktan mı korkuyorum nedir.
sevgilimle barıştığımız konusu doğru ama. son iki günü saymazsak çok daha sağlıklı bi ilişkimiz olduğunu söyleyebilirim. evlenmemize de hala çok var. çünkü bireysel olarak hala bişeyleri başaramadık. iş kariyer vs gibi. ve evlenmek için bunlar lazım tabiki. (chuck ve blair çifti gibi hissettim kendimi şu cümlelerden sonra)
okulum bilinmez bi lanetle ilerlerken bu ocak ayında ondan tamamen kurtulmuş olucam. ve çok garip ki ocak ayında yüksek lisansa başvuruyorum. tek sorunum dil problemi. dilerim dil sınavından geçerim. bana dua edin. hatta önerilerde bulunun bilen varsa. kitap mesela.
öte yandan kpssye hazırlanıyorum. ve şaşırtıcı olan bu sefer gerçekten hazırlanıyorum. hayatımın hiçbir döneminde bu kadar istikrarlı ders çalışmamıştım. tüm planlarıma uyuyorum. uykusuz kalmak pahasına da olsa işlerimi bitirmeden gün bitirmiyorum falan.
çocuk gelişimine gidiyorum bi yandan. anladım ki ben tek işle yetiniyorum hayatım bi koşturmaca içinde olmalı ki yaşadığımı hissedeyim.
ay anlatmak istediğim bi dünya mesele var. o kadar çok ki. neresinden başlasam bilemiyorum. o zaman toparlayıp öyle yazayım.
burayı gerçekten özlemişim yahu. hadi bana "iyiki döndün" diyin de kendimi daha süper hissedeyim :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)